YUKARI

Haberler

Hacıların kurban bayramı günlerinde Mina'da attıkları küçük taşların her birine ve bu taşların atıldığı üç ayrı yere cemre denir (çoğulu cemerât). Cemrelerden Mina-Mekke yönündeki ilkine küçük veya birinci cemre, ikincisine orta cemre, üçüncüsüne de büyük cemre veya Akabe cemresi adı verilir. Birinci cemre ile orta cemre arasında 156,40 m., orta cemre ile Akabe cemresi arasında 116,77 m. mesafe bulunmaktadır.Hz. İbrâhim'in Kâbe'nin inşasını tamamladıktan sonra Cebrâil'in yol göstermesiyle ilk haccını yaptığı ve oğlu İsmâil'i kurban etmeye götürdüğü sırada kendisini Allah'ın emrini yerine getirmekten alıkoymak isteyen şeytanı bu üç yerde taşladığı rivayeti hadis kitaplarında yer alır (Müsned, 1, 297, 306-307; Hâkim, 1, 466; Beyhakî, es-Sünen, V, 153-154). Hz.Peygamber de Vedâ haccı sırasında bu cemrelere taş atmış ve özellikle bu esnada hac ibadetinin yapılış şeklinin kendisinden öğrenilmesini istemiştir (Müslim, "Hac”, 310-312). Sahih hadislerde bu uygulamanın Hz. İbrâhim'in sünnetine dayandığı açıkça belirtilir ve sembolik olarak şeytanın taşlandığına vurgu yapılır. "Şeytan taşlama" diye de adlandırılan bu atışlar, Hz. İbrâhim'in şeytanı taşlamasının hâtırasını yaşatmakta ve insanları daima günaha sokmaya çalışan şeytana karşı bir tür tepki ve direnmeyi temsil etmektedir.Mina'da cemrelerin yeri, İslâmiyet öncesinden itibaren işaret taşları ile belirlenmişti. Ancak XIX. yüzyıla kadar cemrelerin etrafında taşın düşüş mesafesini sınırlandıran bir işaret veya ihata duvarı yoktu. 1875 yılı başında Cemretü'l-akabe'nin çevresine demir parmaklıklar yapılmış. bu şekilde cemreye fazla yaklaşmaktan doğabilecek izdiham önlenmek istenmiştir. Ancak halk tarafından taş atılacak mekânın genişletildiği şeklinde anlaşılabileceği endişesiyle bu parmaklıklar bir yıl sonra kaldırılmış ve her üç cemrenin etrafına taşların düşeceği yeri belirleyen havuz biçiminde duvarlar inşa edilmiştir. 1975'te cemrelerin bulunduğu mevki, izdihamı önlemek için 40 ilâ 80 m. eninde ve 1 km. boyunda bir yolla iki katlı olarak yeniden düzenlenmiş, zaman zaman olduğu gibi 2005 yılında da birçok hacının izdihamdan ölmesi üzerine cemrelerin yeri yeniden düzenlenerek taş atış yolunun dört katlı olarak yapılmasına başlanmıştır.  DEVAMIN OKU
Peygamber Müzesi'nde, "Esselamü Aleyke Eyyühen Nebi" projesiyle Hazreti Muhammed'in hayatı ve güzel ahlakı, 3D simülasyonlarla anlatılıyor.Hz. Muhammed döneminin çeşitli konularda ziyaretçilere aktarıldığı müzede, İslamiyet'in ilk dönemlerindeki Mekke ve Medine'nin özel olarak tasarlanan maketi de yer alıyor.Dr. Nasır El-Zehrani tarafından 7 yılda hazırlanan müzede, Hz. Peygamber döneminde Mekke ve Medine'deki evler ve tepeler ayrıntılı şekilde gösteriliyor, dört halifenin evlerinin bulunduğu yerler anlatılıyor.Hz. Muhammed zamanına ışık tutmak, o dönemi insanlara anlatmak için kurulan müze, geçmişe ait bin 500'den fazla eşyayı barındırıyorBin 400 yıl öncesine ait bilgilerin son teknolojiyle sunulduğu müzede, Hz. Peygamberin hemen her konu ile ilgili hadisleri elektronik ortama aktarılmış durumda.. DEVAMIN OKU
Harem-i Şerife 6km mesâfede, Medine tarafından harem hududu olan Tenim’dedir. Hz.Âişe vedâ haccında peygamberimizle beraber haccetti. Özrü sebebiyle umre yapamamıştı. Peygamber efendimiz’e Medine’ye dönecekleri zaman dedi ki; “ ya resulallah insanlar hac ve umre ile dönüyor, ben ise umreden mahrum oldum” peygamber efendimiz (s.a.v) kardeşi Abdurrahman (r.a) hazretleri ile beraber umre yapmak için Ten’ime gönderdiler. Ve orada ihramlanıp, iki rekat ihram namazı kıldılar. Bunun için orada yapılan mescide, Mescid-i Aişe ismi verilmiştir. DEVAMIN OKU
Bu mescid-i şerif Mekke-i Mükerreme ile Taif arasındadır. Peygamberimiz (s.a.v) Hazretleri, hicretin sekizinci yılında vuku bulan Huneyn harbinin ganimetlerini burada taksim buyurmuşlardı. Aynı senenin Zilkade ayının on ikinci Çarşamba günü burada ihrama girerek umre vazifesini icra etmiştir. Bu mübarek yerden yetmiş peygamberin ihram giyip umre yaptıkları peygamberimiz (s.a.v) efendimizden nakil olunmuştur. DEVAMIN OKU
Haram hudutları haricinde, mescid-i harama 22 km, şu an Şümeys diye isimlendirilen yerdir. Biat-ül Rıdvan, Hudeybiye musalahası burada yapılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) Hicretin 6. yılında 1400 kadar ashabı ile umre yapmak üzere buraya kadar geldiler. Kureyşliler oradan ileri gitmelerine mani oldu. Peygamberimiz (s.a.v), Kureyşlilerle görüşmek üzere Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman ‘ın şehit edildiği haberi geldi. Müslümanlar şecere-i Rıdvan altında müşriklerle son demlerine kadar harb etmeye biat ettiler. Bu biata “Biat-ı Rıdvan” diye isim verildi. Hz. Osman salimen döndü. Kureyşliler sulh isteğini arz etti ve sulh yapıldı. Kurbanlar kesilerek umre yapılmadan dönüldü.Hudeybiye’de  Rasülullah (s.a.v.) susuz bir kuyunun başına vararak dua buyurmuşlar o kuyudan bir mucize olarak su çıkmıştır. Ashab-ı Kiram hem kendi ihtiyaçlarını ve hem de bineklerinin ihtiyaçlarını gidermişler. Yine hiç su kalmadığı bir zaman peygamber efendimiz mübarek elini bir kap içindeki suya soktu, iki parmak arasından bir pınar çıktı, 1400 kişi ihtiyacını görmüştür. DEVAMIN OKU

Acente İsmi

Yetkili Kişi

Şehir

Site

Telefon

E-posta

Şifre

Şifre Tekrar

Yorumunuz



Mail Adresiniz

Telefon Adresiniz

Sorununuzu Belirtiniz



E-Posta Adresiniz :

Şifreniz :

Şifremi Unuttum

Hesabımı Doğrula

Telefon Numarası :

SMS Kodu :

Telefon Numarası :



Ad Soyad :

E-Posta Adresiniz :

Cep Telefonu:

Şehir :

Şifreniz :

Şifreyi Tekrar Giriniz :

Bu özelliği kullanabilmek için üye olmanız gerekiyor.

Hemen kayıt ol